![]() |
GİRESUN ZİRAAT ODASI | ![]() |
HABERLER
“Çikolata kaç cent?”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçılar Birliği (KFMİB) Başkanı Dursun Oğuz Gürsoy'un, fındık fiyatlarının yüksekliğinden bahsederek, 'ekmeğin 30 cent, bulgurun 5 cente satıldığı yerde fındık 10 dolara satılır mı' sözüne cevap verdi: “Çikolata kaç cent?”
Akbaşlı; “Arz açığı olan bir ürünün fiyatının artması da bir serbest piyasa kuralıdır. Ama bakıyoruz ihracatçılar bunu da beğenmiyorlar. Fındık ticaret gruplarının yaklaşımlarını anlamakta zorluk çekiyoruz”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, son dönemde bazı kesimlerin Gürcistan, Şili gibi ülkelerde fındık yetiştirilmesini örnek göstererek bu durumu Türkiye'ye alternatif ve rakipmiş gibi gösterilmesine tepki göstererek, "Fındık ticaret gruplarının yaklaşımları kamuoyunu yanıltmaktadır" dedi.
Özer Akbaşlı yaptığı açıklamada, son yıllarda fındık işleyen dev gıda markalarının dünyanın çeşitli bölgelerinde kendi ihtiyaçlarında kullanmak üzere ağırlıklı olarak Gürcistan ve Şili'de fındık bahçeleri tesis etmesiyle Türk fındık üretimi arasında bir neden-sonuç ilişkisi kurulma çabalarının arttığı gözlendiğini belirtti. Bu tablonun kamuoyunu yanıltmaya yönelik hareketler olduğunu kaydeden Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, Avrupalı fındık alıcısı firmaların çeşitli ülkelerde yeni fındık bahçeleri tesis etmelerinin Türk fındığının fiyat hareketlerine bağlanmasını, fındık fiyatlarının yükselmesinin bir sonucu olarak gösterilmesine karşı çıkarak, "Bu yaklaşımı son günlerde ulusal basının her köşesinde işlenmesini sağlayanlar, kamuoyunda Türk fındık üreticileri ve fiyatları hakkında olumsuz bir ön yargı oluşmasına çalışılmaktadır. Kamuoyu yanıltılmaktadır. Sergilenen bu yaklaşımda doğru değildir" diye konuştu.
Son 10 yıldır uluslararası dev gıda ve içecek firmalarının ürettikleri ürünlerle ilgili hammaddeleri de kendi kontrolünde dünyanın çeşitli yerlerinde üretmeye başladığını, hatta Coca Cola meyve suyu olarak işlediği bazı meyvelerin üretimini kendisinin yapmaya başladığını, bu konuda ilk projesini bu yıl Kenya'da başlatarak mango ve passion fruit ürettirmeye başlayacağını vurgulayan Akbaşlı, "Coca Cola'nın ardından dünya genelinde en fazla tüketilen ikinci içecek konumunda olan Lipton, Kenya'nın batısında bulunan Kericho bölgesinde 14 bin hektarlık bir alanda Lipton City oluşturmuştur. Lipton ihtiyacının yüzde 10'unu bu bölgeden sağlamaktadır. Yine aynı şekilde dünyanın en büyük 5. çikolata üreticisi olan İtalyan Ferrero başta Gürcistan olmak üzere çeşitli bölgelerde kendi ihtiyacında kullanmak üzere fındık bahçeleri tesis etmektedir. Kısacası bu durum sadece fındığa has bir uygulama değildir. Uluslararası gıda şirketlerinin son 10 yılda geliştirdikleri ve uygulamaya koydukları yeni bir stratejidir. Bu uygulama sayesinde firmalar fiyat ve kalite avantajı sağlamanın yanında rakiplerine oranla daha hızlı hareket edebilmektedirler. Özellikle fındık ihracatçılarımızın Avrupalı fındık işleyen firmaların belirli ülkelerde fındık bahçesi tesis etmelerini sadece fındığa has bir uygulama gibi göstermeleri ve bu uygulamaya yönelmenin suçlusu olarak Türk fındık üreticilerini göstermeleri ahlaki bir yaklaşım değildir" şeklinde konuştu.
"İHRACATÇILAR HALA AĞLIYOR"
Fındık ticaret gruplarının fındık fiyatlarının serbest piyasaya bırakılması konusundaki talebinin gerçekleştiği, devletin fındık alımını artık terk ettiğini, buna rağmen ihracatçı kesimlerin şikayetlerinin hala devam ettiğini belirten Akbaşlı, "Her zaman olduğu gibi bu günde fındık fiyatlarının yüksekliğinden şikayet etmektedirler. 2008 sezonunda kentali 460 dolar olan fındık bu sene 600 dolarların üzerinde seyrettiği ifade edilmektedir. Tüm kesimler bilmektedir ki; 2009 yılında fındığın az olmasından dolayı bir arz fazlası değil bir arz açığı meydana gelmiştir. Arz açığı olan bir ürünün fiyatının artması da bir serbest piyasa kuralıdır. Ama bakıyoruz bu arkadaşlar bunu da beğenmiyorlar. Fındık ticaret gruplarının yaklaşımlarını anlamakta zorluk çekiyoruz. Her ortamda sergiledikler şikayet kültürünü yıllardır özlemini çektikleri ve bu sene hayata geçen serbest piyasa koşullarında da devam ettiriyorlar" serzenişinde bulundu.
"FINDIĞIN ÖRNEĞİ BULGURDAN VERİLMEZ"
Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçılar Birliği (KFMİB) Başkanı Dursun Oğuz Gürsoy'un, fındık fiyatlarının yüksekliğinden bahsederek, 'ekmeğin 30 cent, bulgurun 5 cente satıldığı yerde fındık 10 dolara satılır mı' sözünü eleştiren Akbaşlı, şu açıklamayı yaptı: "Şimdi Sayın Başkana sormak lazım, Çikolata kaç cent? Fındığın yüzde 85'inin çikolatadan tüketildiğini kendileri söylüyor, fakat örnekleri ekmekten, bulgurdan veriyorlar. Herkes işine baksın. Biz üreticilerin görevi üretmek, alıcıların görevi de üretileni satmaktır. Bizler üretiyoruz. Bugün fındık ihracatı miktar ve parasal olarak arttıysa bu artışın temel nedeni fındık üreticilerinin tırnaklarıyla meydana getirdiği üretim gücüdür. Hala fındığın yüzde 65'inin sadece kabuğunu kırarak içini ihraç ediyor, geri kalan yüzde 35'lik kısmını da kavurup dilimleyerek püre haline getirmekten öteye geçemiyor ve yüz yıldır fındığın yüzde 85'ini sadece Avrupa'ya satıyorsak, fındık ihracatçılarımız öncelikle kendilerini sorgulasınlar. Fındık adına attıkları adımın ölçüsü nedir? Fındığı ihraç mı ediyorsunuz? Yoksa Avrupalı alıcıların istediğini kabuğunu kırarak vagonlara koyup 2000 km öteye mi gepton, Kenya'nın batısında bulunan Kericho bölgesinde gönderiyorsunuz? Kısır çekişmeler ne üreticilere nede ticaret gruplarına nede ülkemize yarar getirmeyecektir. Fındık politikalarında yeni bir başlangıç yapılmıştır, gelin bu yeni yaklaşımın üreticiler ve ticaret grupları açısından eksikliklerini gidererek başta üreticilerimiz olmak üzere tüm tarafların ama öncelikle de Ülkemiz adına maksimum faydayı sağlamanın yollarını araştıralım. Türkiye fındık ürünündeki gücünü hiçbir zaman kaybetmeyecektir. Taraflar arasında polemiğe yol açacak olan kısır tartışmalar bu gücümüzün önündeki en büyük engel olacaktır."
Akbaşlı; “Arz açığı olan bir ürünün fiyatının artması da bir serbest piyasa kuralıdır. Ama bakıyoruz ihracatçılar bunu da beğenmiyorlar. Fındık ticaret gruplarının yaklaşımlarını anlamakta zorluk çekiyoruz”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, son dönemde bazı kesimlerin Gürcistan, Şili gibi ülkelerde fındık yetiştirilmesini örnek göstererek bu durumu Türkiye'ye alternatif ve rakipmiş gibi gösterilmesine tepki göstererek, "Fındık ticaret gruplarının yaklaşımları kamuoyunu yanıltmaktadır" dedi.
Özer Akbaşlı yaptığı açıklamada, son yıllarda fındık işleyen dev gıda markalarının dünyanın çeşitli bölgelerinde kendi ihtiyaçlarında kullanmak üzere ağırlıklı olarak Gürcistan ve Şili'de fındık bahçeleri tesis etmesiyle Türk fındık üretimi arasında bir neden-sonuç ilişkisi kurulma çabalarının arttığı gözlendiğini belirtti. Bu tablonun kamuoyunu yanıltmaya yönelik hareketler olduğunu kaydeden Giresun Ziraat Odası Başkanı Özer Akbaşlı, Avrupalı fındık alıcısı firmaların çeşitli ülkelerde yeni fındık bahçeleri tesis etmelerinin Türk fındığının fiyat hareketlerine bağlanmasını, fındık fiyatlarının yükselmesinin bir sonucu olarak gösterilmesine karşı çıkarak, "Bu yaklaşımı son günlerde ulusal basının her köşesinde işlenmesini sağlayanlar, kamuoyunda Türk fındık üreticileri ve fiyatları hakkında olumsuz bir ön yargı oluşmasına çalışılmaktadır. Kamuoyu yanıltılmaktadır. Sergilenen bu yaklaşımda doğru değildir" diye konuştu.
Son 10 yıldır uluslararası dev gıda ve içecek firmalarının ürettikleri ürünlerle ilgili hammaddeleri de kendi kontrolünde dünyanın çeşitli yerlerinde üretmeye başladığını, hatta Coca Cola meyve suyu olarak işlediği bazı meyvelerin üretimini kendisinin yapmaya başladığını, bu konuda ilk projesini bu yıl Kenya'da başlatarak mango ve passion fruit ürettirmeye başlayacağını vurgulayan Akbaşlı, "Coca Cola'nın ardından dünya genelinde en fazla tüketilen ikinci içecek konumunda olan Lipton, Kenya'nın batısında bulunan Kericho bölgesinde 14 bin hektarlık bir alanda Lipton City oluşturmuştur. Lipton ihtiyacının yüzde 10'unu bu bölgeden sağlamaktadır. Yine aynı şekilde dünyanın en büyük 5. çikolata üreticisi olan İtalyan Ferrero başta Gürcistan olmak üzere çeşitli bölgelerde kendi ihtiyacında kullanmak üzere fındık bahçeleri tesis etmektedir. Kısacası bu durum sadece fındığa has bir uygulama değildir. Uluslararası gıda şirketlerinin son 10 yılda geliştirdikleri ve uygulamaya koydukları yeni bir stratejidir. Bu uygulama sayesinde firmalar fiyat ve kalite avantajı sağlamanın yanında rakiplerine oranla daha hızlı hareket edebilmektedirler. Özellikle fındık ihracatçılarımızın Avrupalı fındık işleyen firmaların belirli ülkelerde fındık bahçesi tesis etmelerini sadece fındığa has bir uygulama gibi göstermeleri ve bu uygulamaya yönelmenin suçlusu olarak Türk fındık üreticilerini göstermeleri ahlaki bir yaklaşım değildir" şeklinde konuştu.
"İHRACATÇILAR HALA AĞLIYOR"
Fındık ticaret gruplarının fındık fiyatlarının serbest piyasaya bırakılması konusundaki talebinin gerçekleştiği, devletin fındık alımını artık terk ettiğini, buna rağmen ihracatçı kesimlerin şikayetlerinin hala devam ettiğini belirten Akbaşlı, "Her zaman olduğu gibi bu günde fındık fiyatlarının yüksekliğinden şikayet etmektedirler. 2008 sezonunda kentali 460 dolar olan fındık bu sene 600 dolarların üzerinde seyrettiği ifade edilmektedir. Tüm kesimler bilmektedir ki; 2009 yılında fındığın az olmasından dolayı bir arz fazlası değil bir arz açığı meydana gelmiştir. Arz açığı olan bir ürünün fiyatının artması da bir serbest piyasa kuralıdır. Ama bakıyoruz bu arkadaşlar bunu da beğenmiyorlar. Fındık ticaret gruplarının yaklaşımlarını anlamakta zorluk çekiyoruz. Her ortamda sergiledikler şikayet kültürünü yıllardır özlemini çektikleri ve bu sene hayata geçen serbest piyasa koşullarında da devam ettiriyorlar" serzenişinde bulundu.
"FINDIĞIN ÖRNEĞİ BULGURDAN VERİLMEZ"
Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçılar Birliği (KFMİB) Başkanı Dursun Oğuz Gürsoy'un, fındık fiyatlarının yüksekliğinden bahsederek, 'ekmeğin 30 cent, bulgurun 5 cente satıldığı yerde fındık 10 dolara satılır mı' sözünü eleştiren Akbaşlı, şu açıklamayı yaptı: "Şimdi Sayın Başkana sormak lazım, Çikolata kaç cent? Fındığın yüzde 85'inin çikolatadan tüketildiğini kendileri söylüyor, fakat örnekleri ekmekten, bulgurdan veriyorlar. Herkes işine baksın. Biz üreticilerin görevi üretmek, alıcıların görevi de üretileni satmaktır. Bizler üretiyoruz. Bugün fındık ihracatı miktar ve parasal olarak arttıysa bu artışın temel nedeni fındık üreticilerinin tırnaklarıyla meydana getirdiği üretim gücüdür. Hala fındığın yüzde 65'inin sadece kabuğunu kırarak içini ihraç ediyor, geri kalan yüzde 35'lik kısmını da kavurup dilimleyerek püre haline getirmekten öteye geçemiyor ve yüz yıldır fındığın yüzde 85'ini sadece Avrupa'ya satıyorsak, fındık ihracatçılarımız öncelikle kendilerini sorgulasınlar. Fındık adına attıkları adımın ölçüsü nedir? Fındığı ihraç mı ediyorsunuz? Yoksa Avrupalı alıcıların istediğini kabuğunu kırarak vagonlara koyup 2000 km öteye mi gepton, Kenya'nın batısında bulunan Kericho bölgesinde gönderiyorsunuz? Kısır çekişmeler ne üreticilere nede ticaret gruplarına nede ülkemize yarar getirmeyecektir. Fındık politikalarında yeni bir başlangıç yapılmıştır, gelin bu yeni yaklaşımın üreticiler ve ticaret grupları açısından eksikliklerini gidererek başta üreticilerimiz olmak üzere tüm tarafların ama öncelikle de Ülkemiz adına maksimum faydayı sağlamanın yollarını araştıralım. Türkiye fındık ürünündeki gücünü hiçbir zaman kaybetmeyecektir. Taraflar arasında polemiğe yol açacak olan kısır tartışmalar bu gücümüzün önündeki en büyük engel olacaktır."
DUYURULAR
Son Girilen Duyurular
1. BAŞBAKANA MEKTUP
20.01.2009 14:23:23
20.01.2009 14:23:23
2. FINDIĞIN İÇİNİ YİYEN KURTLAR
17.12.2008 13:52:51
17.12.2008 13:52:51
3. BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP
25.08.2008 00:08:47
25.08.2008 00:08:47
4. 7. ULUSLAR ARASI FINDIK KONGRESİ İTALYADA YAPILACAK
29.05.2008 14:36:16
29.05.2008 14:36:16
5. 73 YILDIR DEĞİŞMEYEN SÖYLEMLER
29.05.2008 10:54:36
29.05.2008 10:54:36
Tüm Duyurular
|
|






Sayfamızı 86733 kişi ziyaret etmiştir...
08.03.2010 16:26:24
53 kez okunmuştur...