![]() |
GİRESUN ZİRAAT ODASI | ![]() |
Başkandan Mesajlar
BAŞBAKANIN AÇIKLAMASI - DAĞ FARE DOĞURDU
Binlerce fındık üreticisi çiftçimiz ve milyonlarca ailesi, son bir haftadır, dün Sn. Başbakanımızın ağzından çıkacağı sözlere kilitlenmişti. Zaman geldi ve Sn. Başbakan dün bir açıklama yaptı. 2006 yılı fındık mahsulü hakkında konuştu. Öncelikle bu konuşma bir ödül töreni sırasında, gazetecilerin sorusu üzerine verilen bir yanıttan ibaret. Kısaca ayak üstü fındık konusuna birkaç dakika değindi Sn. Başbakanımız.
Değindi değinmesine de, bu değinmeden neler çıktı bir göz atalım.
Sn. Başbakan, 2006 yılı fındık mahsulünün, Tarım Bakanlığı başkanlığında, Toprak Mahsulleri Ofisince, Fiskobirliğin depoları ve elamanlarından istifade edilerek alınacağını söyledi..
Hiçbir detayı söylemeyen ve fındık üreticisi çiftçilerimizin beklentilerine cevap vermeyen ve adeta onları hayal kırıklığına uğratan bir açıklama yapılmıştır.
TMO tarafından hangi tarihte alımlara başlayacağını, kaç ton alınacağını, alımların kaç ay süreceğini, alımlarda ödenecek paranın miktarını ve kaynağını, alım fiyatının ne olacağını, alınacak fındıkların ne yapılacağını maalesef açıklanmadı. Oysa önemli olan bu açıklama içersinde biraz önce yazdığımız bu detaylardır.
Ayrıca fiyatlar konusunda da, 15 eylülden sonra piyasalarda oluşacak fiyatların baz alınacağını ifade etti.
Piyasalarda oluşacak fiyat derken neyin kast edildiğini açıkçası anlamış değiliz. Piyasa dediğiniz şu anki durum, tüccarın alım yaptığı ve kendi alım fiyatını ilan ettiği piyasadır. Tek taraflı oluşan ve kendi menfaat ve çıkarlarını ( Alivrelerini ) ön planda tutarak oluşturduğu tüccar fiyatlarına, piyasa fiyatı demek sanırım doğru olmaz.
Tüccar ( ihraccatcı ) fiyatlarını aylar önce zaten belli etmiş, yurt dışı alıcıları ile 330 $ dan anlaşma yapmış ve 2006 yılı mahsulün bu fiyatlardan alınacağını ilan etmişti. Bizlerin beklentisi, bu ilan edilen rakamların bozulması, tüccarın kucağına itilmek istenen çiftçinin kurtarılmasıydı. Oysa bu gün gelinen noktada, tüccarın düşündükleri ile Sn. Başbakanımızın açıkladıkları aynı kapıya çıkmaktadır.
Yapılan açıklamaların içersinde Fiskobirlik yoktur. Fındıktan Fiskobirliği çıkararak fındığa çözüm bulunamaz. Nitekim alım sırasında Fiskobirliğin depo ve elamanlarından istifade edileceğinden bahsedilmiştir. Fiskobirlik siz fındık olmaz. Eğer böyle bir düşünce, gayret ve çaba içersinde olunursa, bu durumdan fındık üreticisi, ve ülkemiz büyük ölçüde maddi manevi zarar görür. Fiskobirliği devre dışı bırakarak, fındıkta aranacak çözüm, fındık piyasasında at oynatmak isteyenlerin, dikensiz gül bahçesi isteyenlerin ve sayısı üçü beşi geçmeyecek bir gurubun ekmeğine yağ sürmek olacaktır. Fiskobirlik fındık piyasalarında son 80 yıldır olmuş, 56 cumhuriyet hükümeti ile çalışmış, güçlü ve büyük bir camiayadır. Yönetimsel hatalarının cezası, fındık üreticisine çektirilmemelidir. Bu konuda gerekli hassasiyet en üst safhada gösterilmeli ve uygulanmalıdır.
Sn. Başbakanımıza, birçok defa çağrıda bulunarak, bir kez olsun fındıkta taraflardan biri olan üreticiyi çağırıp dinlemesini istedik. Hatta bizi dinlemesi için 80.000 kişi aynı ağızdan Sn. Başbakanım bizi dinlermisiniz, bizlerin sesine kulak verirmisiniz dedik. Maalesef bu konuda bir sonuç alamadık. İnsan bu kadar sese bir kulak verir ve gelin arkadaşlar, nedir sizlerin sıkıntınız, ne istiyorsunuz diye bir sorar. Olmadı olmadı olmadı..! Bir türlü danışmanı aşamadık. Ne yaptık biz ki; bu kadar öfke, bu kadar katı bir tutumla cezalandırılıyoruz anlamak mümkün değil.
Eylül ayının 15 den sonra oluşacak fiyatlar demek, eylül ayının 15 ine kadar piyasa şartlarında, çiftçi fındığını tüccara götürüp satacak demek. Türk fındığının satışı, miktar bakımından incelendiğinde, özellikle ağustos ikinci yarısı ve eylül başlarında hayli fazladır. Kısaca geçmiş yıllara baktığımızda, eylülün ilk haftalarında ortalama 10.000 ton iç fındık satmaktayız. Eğer eylülün sonuna bu işleri bırakırsanız, o tarihe kadar Türkiye 80.000 ton iç fındık satmış olur. Bu rakam ülke rekoltesinin % 13 ü demektir. Diğer tarifle Giresun ilinin 13 ilçesinde, 85.000 çiftçinin ürettiği fındık demektir. Yazıktır, günahtır. Bu kadar çiftçiyi tüccarın önüne atmak, onlara yem etmek allahtan reva değildir.
1900 lü yılların başından, bu güne kadar geçen süre içersinde, hiçbir dönem, fındık fiyatları bir önceki yılın fiyatlarından daha düşkün olmamıştır. Kamu oyunda benim oda başkanı olarak bu yıl 2006 yılı fındığına 5 ytl istediğim gibi bir ifadeler kullanılmaktadır. Bu ifadeler doğru değildir. Bir gazeteci arkadaşımıza yaptığım söyleşide, çiftçinin aklından “ hiç olmasa bu yıl 5.- YTL olsa yeter “ gibi düşünce ve ifadeler olduğunu, çiftçinin böyle düşündüğünü fakat bu düşüncenin doğru bir düşünce olmadığını ifade etmeme rağmen, maalesef basında bu beyanım, benim fındığa 5.- YTL istedi gibi yorumlanmıştır. Benim fındık fiyatı konusundaki duygu, düşünce, isteklerim ve fikirlerimin neler olduğunu, son 5 yıldır fındığın fiyatının yükselmesi konusunda ne tür çalışma ve eylemler ortaya koyduğumu tüm kamuoyu ve çiftçilerimiz bilmektedir. Ayrıca ben fındık fiyatlarının üretim maliyetlerine göre değil, fındığımızın kullanıldığı yerdeki satış fiyatlarına göre belli olmasını isteyen biriyim.
Fındık fiyatlarının, Avrupalı alıcıların ürettikleri ürünlerle mukayese eden, her platformda bu mukayeselerle fındığın fiyatının oluşmasını isteyen ve meseleye bu gözle bakan biri olarak, 1 kilo çikolatanın içersinde 16.50.-YTL olan fındık fiyatlarının, onu üreten tarafından en az 8 YTL sini hak ettiğini düşünen ve savunan biriyim.
Son günlerde fındıkla, ilgili – ilgisiz, bilgili – bilgisiz bir çok kişi çeşitli beyanatlar vermekte, kişisel çekişmeler ile meselenin aslından uzaklaşan bir durum ortaya konmaktadır. Bu durum maalesef bir kargaşa ortamı yaratılmasına zemin hazırlamaktadır. Fındık bu kargaşa ortamından müspet derecede etkilenir ve bu durumdan fiyatlarda nasibini alır. Zaten bu ülkede sanırım bir takım insanların da istedikleri bu. Bizler bu konuda daha duyarlı ve daha dikkatli olmalıyız.
Tüm bu gelişmeler ışığı altında, bundan sonraki tutum ve davranışlarımız, önümüzdeki günlerde, özellikle fındık üreticisi çiftçilerimizin ne düşündüğünün tespiti olacaktır. Bu tespitler neticesinde, oda meclisimiz nasıl bir yol izleyeceğini, neler yapacağını ortaya koyacak bir yol haritası çizecektir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur…
Özer AKBAŞLI
Giresun Ziraat Odası Başkanı
Değindi değinmesine de, bu değinmeden neler çıktı bir göz atalım.
Sn. Başbakan, 2006 yılı fındık mahsulünün, Tarım Bakanlığı başkanlığında, Toprak Mahsulleri Ofisince, Fiskobirliğin depoları ve elamanlarından istifade edilerek alınacağını söyledi..
Hiçbir detayı söylemeyen ve fındık üreticisi çiftçilerimizin beklentilerine cevap vermeyen ve adeta onları hayal kırıklığına uğratan bir açıklama yapılmıştır.
TMO tarafından hangi tarihte alımlara başlayacağını, kaç ton alınacağını, alımların kaç ay süreceğini, alımlarda ödenecek paranın miktarını ve kaynağını, alım fiyatının ne olacağını, alınacak fındıkların ne yapılacağını maalesef açıklanmadı. Oysa önemli olan bu açıklama içersinde biraz önce yazdığımız bu detaylardır.
Ayrıca fiyatlar konusunda da, 15 eylülden sonra piyasalarda oluşacak fiyatların baz alınacağını ifade etti.
Piyasalarda oluşacak fiyat derken neyin kast edildiğini açıkçası anlamış değiliz. Piyasa dediğiniz şu anki durum, tüccarın alım yaptığı ve kendi alım fiyatını ilan ettiği piyasadır. Tek taraflı oluşan ve kendi menfaat ve çıkarlarını ( Alivrelerini ) ön planda tutarak oluşturduğu tüccar fiyatlarına, piyasa fiyatı demek sanırım doğru olmaz.
Tüccar ( ihraccatcı ) fiyatlarını aylar önce zaten belli etmiş, yurt dışı alıcıları ile 330 $ dan anlaşma yapmış ve 2006 yılı mahsulün bu fiyatlardan alınacağını ilan etmişti. Bizlerin beklentisi, bu ilan edilen rakamların bozulması, tüccarın kucağına itilmek istenen çiftçinin kurtarılmasıydı. Oysa bu gün gelinen noktada, tüccarın düşündükleri ile Sn. Başbakanımızın açıkladıkları aynı kapıya çıkmaktadır.
Yapılan açıklamaların içersinde Fiskobirlik yoktur. Fındıktan Fiskobirliği çıkararak fındığa çözüm bulunamaz. Nitekim alım sırasında Fiskobirliğin depo ve elamanlarından istifade edileceğinden bahsedilmiştir. Fiskobirlik siz fındık olmaz. Eğer böyle bir düşünce, gayret ve çaba içersinde olunursa, bu durumdan fındık üreticisi, ve ülkemiz büyük ölçüde maddi manevi zarar görür. Fiskobirliği devre dışı bırakarak, fındıkta aranacak çözüm, fındık piyasasında at oynatmak isteyenlerin, dikensiz gül bahçesi isteyenlerin ve sayısı üçü beşi geçmeyecek bir gurubun ekmeğine yağ sürmek olacaktır. Fiskobirlik fındık piyasalarında son 80 yıldır olmuş, 56 cumhuriyet hükümeti ile çalışmış, güçlü ve büyük bir camiayadır. Yönetimsel hatalarının cezası, fındık üreticisine çektirilmemelidir. Bu konuda gerekli hassasiyet en üst safhada gösterilmeli ve uygulanmalıdır.
Sn. Başbakanımıza, birçok defa çağrıda bulunarak, bir kez olsun fındıkta taraflardan biri olan üreticiyi çağırıp dinlemesini istedik. Hatta bizi dinlemesi için 80.000 kişi aynı ağızdan Sn. Başbakanım bizi dinlermisiniz, bizlerin sesine kulak verirmisiniz dedik. Maalesef bu konuda bir sonuç alamadık. İnsan bu kadar sese bir kulak verir ve gelin arkadaşlar, nedir sizlerin sıkıntınız, ne istiyorsunuz diye bir sorar. Olmadı olmadı olmadı..! Bir türlü danışmanı aşamadık. Ne yaptık biz ki; bu kadar öfke, bu kadar katı bir tutumla cezalandırılıyoruz anlamak mümkün değil.
Eylül ayının 15 den sonra oluşacak fiyatlar demek, eylül ayının 15 ine kadar piyasa şartlarında, çiftçi fındığını tüccara götürüp satacak demek. Türk fındığının satışı, miktar bakımından incelendiğinde, özellikle ağustos ikinci yarısı ve eylül başlarında hayli fazladır. Kısaca geçmiş yıllara baktığımızda, eylülün ilk haftalarında ortalama 10.000 ton iç fındık satmaktayız. Eğer eylülün sonuna bu işleri bırakırsanız, o tarihe kadar Türkiye 80.000 ton iç fındık satmış olur. Bu rakam ülke rekoltesinin % 13 ü demektir. Diğer tarifle Giresun ilinin 13 ilçesinde, 85.000 çiftçinin ürettiği fındık demektir. Yazıktır, günahtır. Bu kadar çiftçiyi tüccarın önüne atmak, onlara yem etmek allahtan reva değildir.
1900 lü yılların başından, bu güne kadar geçen süre içersinde, hiçbir dönem, fındık fiyatları bir önceki yılın fiyatlarından daha düşkün olmamıştır. Kamu oyunda benim oda başkanı olarak bu yıl 2006 yılı fındığına 5 ytl istediğim gibi bir ifadeler kullanılmaktadır. Bu ifadeler doğru değildir. Bir gazeteci arkadaşımıza yaptığım söyleşide, çiftçinin aklından “ hiç olmasa bu yıl 5.- YTL olsa yeter “ gibi düşünce ve ifadeler olduğunu, çiftçinin böyle düşündüğünü fakat bu düşüncenin doğru bir düşünce olmadığını ifade etmeme rağmen, maalesef basında bu beyanım, benim fındığa 5.- YTL istedi gibi yorumlanmıştır. Benim fındık fiyatı konusundaki duygu, düşünce, isteklerim ve fikirlerimin neler olduğunu, son 5 yıldır fındığın fiyatının yükselmesi konusunda ne tür çalışma ve eylemler ortaya koyduğumu tüm kamuoyu ve çiftçilerimiz bilmektedir. Ayrıca ben fındık fiyatlarının üretim maliyetlerine göre değil, fındığımızın kullanıldığı yerdeki satış fiyatlarına göre belli olmasını isteyen biriyim.
Fındık fiyatlarının, Avrupalı alıcıların ürettikleri ürünlerle mukayese eden, her platformda bu mukayeselerle fındığın fiyatının oluşmasını isteyen ve meseleye bu gözle bakan biri olarak, 1 kilo çikolatanın içersinde 16.50.-YTL olan fındık fiyatlarının, onu üreten tarafından en az 8 YTL sini hak ettiğini düşünen ve savunan biriyim.
Son günlerde fındıkla, ilgili – ilgisiz, bilgili – bilgisiz bir çok kişi çeşitli beyanatlar vermekte, kişisel çekişmeler ile meselenin aslından uzaklaşan bir durum ortaya konmaktadır. Bu durum maalesef bir kargaşa ortamı yaratılmasına zemin hazırlamaktadır. Fındık bu kargaşa ortamından müspet derecede etkilenir ve bu durumdan fiyatlarda nasibini alır. Zaten bu ülkede sanırım bir takım insanların da istedikleri bu. Bizler bu konuda daha duyarlı ve daha dikkatli olmalıyız.
Tüm bu gelişmeler ışığı altında, bundan sonraki tutum ve davranışlarımız, önümüzdeki günlerde, özellikle fındık üreticisi çiftçilerimizin ne düşündüğünün tespiti olacaktır. Bu tespitler neticesinde, oda meclisimiz nasıl bir yol izleyeceğini, neler yapacağını ortaya koyacak bir yol haritası çizecektir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur…
Özer AKBAŞLI
Giresun Ziraat Odası Başkanı
DUYURULAR
Son Girilen Duyurular
1. BAŞBAKANA MEKTUP
20.01.2009 14:23:23
20.01.2009 14:23:23
2. FINDIĞIN İÇİNİ YİYEN KURTLAR
17.12.2008 13:52:51
17.12.2008 13:52:51
3. BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP
25.08.2008 00:08:47
25.08.2008 00:08:47
4. 7. ULUSLAR ARASI FINDIK KONGRESİ İTALYADA YAPILACAK
29.05.2008 14:36:16
29.05.2008 14:36:16
5. 73 YILDIR DEĞİŞMEYEN SÖYLEMLER
29.05.2008 10:54:36
29.05.2008 10:54:36
Tüm Duyurular
|
|






Sayfamızı 86396 kişi ziyaret etmiştir...
21.04.2008 21:58:04
1399 kez okunmuştur...